18 Temmuz 2009 Cumartesi

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Gerçek Yoksul

"Gerçek yoksul, ihtiyacını karşılayacak bir şeyi olmayan, kendisi de kalkıp insanlardan bir şey istemeyen kimsedir."

(Buharî)


İnsanlara ihtiyacını arzedip dilenen insan, gerçek yoksul değildir.Zira o, dilenme yoluyla, geçimini sağlayabilmektedir.

Gerçek fakir ve yoksul kimse, ihtiyacını karşılayabilecek hiçbir şeyi olmayan, buna rağmen kendisi insanlara el açıp da istemeyen kimsedir.

Bu gibi kişileri arayıp bulmak, onların zaruri ihtiyaçlarını gidermek zengin mü’minler üzerine bir vecîbedir. Sadaka ve yardımların en makbûlü, bu gibi kimselere yapılan yardımlardır.

Namazda okunan zamm-ı sure sırası

Namazda sureler sırasına göre okunmadığı zaman sehiv secdesi gerekmez.

İkinci rek'atta, ilk rek'atta okuduğu sûre ve âyetin üstündeki sûre ve âyeti okumak namazı bozmaz, ancak mekruhtur. Aynı şekilde birinci ve ikinci rek'atta okuduğu iki sûre arasını, sadece bir sûre ile ayırmak da mekruhtur. Meselâ birinci rek'atta Fîl sûresini, ikinci rek'atte de Mâûn sûresini okumak gibi. Arada Îlâf sûresi atlanmıştır. Kerahetten kurtulmak için, arada en az iki sûre bırakmalıdır.

Namazların Fatiha sûresinden sonra, bir mikdar daha Kur'ân okunması gereken rekâtlarında tam bir sûre okunması daha faziletlidir. Bununla beraber bir sûrenin bir kısmı bir rekâtta, diğer kısmı da öteki rekâtta okunabilir, bunda kerahet yoktur.

Namazın bir rekâtinde bir sûrenin sonunu, diğer rekâtinde de başka bir sûrenin sonunu okumak, sahih olan görüşe göre mekruh değildir.

Namazın bir rekâtinde bir sûrenin başından veya ortasından, diğer rekâtinde de başka bir sûrenin başından veya sonundan okumakta veya kısa bir sûre okumakta kerahet yoktur. Fakat iyisi, bir zaruret olmadıkça böyle okumamaktır.

Namazın bir rekâtında bir sûre, diğer rekâtında da arada iki veya daha ziyade bulunmak üzere aşağıya doğru başka bir sûre okunması mekruh değildir. Fakat arada bir sûrenin bulunması mekruhtur. Ancak terk edilen bu sûre, önce okunan sûreden en az üç âyet mikdarı uzun bulunuyorsa mekruh olmaz.

Namazda bir sûrenin bir âyetinden arada en az iki âyet bulunmak üzere diğer âyetine geçmek mekruh değildir. Fakat iyisi, bir zaruret olmadıkça geçmemektir.

Bir rekâtta iki sûreyi toplayarak okumakda kerahet yoktur. Ancak arada bir veya birkaç sûre bırakılmış olursa mekruh olur. Bununla beraber farz namazlarda böyle iki sûrenin bir rekâtta toplanmaması daha iyidir.

Zaruret olmadıkça, bir rekâtta bir âyetten diğer âyete geçmek mekruhtur. Aralarında üç âyet dahi bulunsa böyledir. Eğer yanılarak böyle bir geçiş yapılmış olur da sonra hatırlanırsa, bu âyetler sıraları üzere yeniden okunur.

Namazda Kur'ân okunurken bir âyet yerine başka bir âyet okunsa bakılır: Eğer tam bir duraklama ile durduktan sonra başka âyete başlanmışsa, namaz bozulmaz.

Bir namazda âyet-i kerîme tekrarlansa veya bir sûre bir rekâtta iki defa okunsa veya bir sûre iki rekâtta da okunsa bakılır: Eğer yalnız başına kılınan bu namaz bir nafile namaz ise mekruh olmaz. Fakat farz namaz ise, unutmak veya başka bir sûre bilmemek gibi bir özü bulunmadıkça mekruh olur.

Birinci rekâtta "Nas" sûresi okunsa, ikinci rekâtta da bu sûrenin okunması uygun olur. Çünkü tekrar etmek, geriye dönüp okumaktan daha iyidir. Ancak hatim ile namaz kılan bir kimse, birinci rekâtta "Muavvizeteyn" sûrelerini okumuş ise, ikinci rekâtta Fatiha'dan sonra Bakara sûresinden bir mikdar okur.

İkinci rekâtta, birinci rekâtta okunan sûrenin üstündeki sûreyi okumak mekruhtur. Kasden yapılmazsa mekruh olmaz. Bununla beraber okunmaya başlanmış ise terk edilmemelidir. Bunun nafile namazlarda mekruh olmayacağını söyleyenler de vardır.

Sırasıyla Kuran sureleri:

2.Bakara
3.Âl-i İmrân
4.Nisâ
5.Mâide
6.En'am
7.Âraf
8.Enfâl
9.Tevbe
10.Yûnus
11.Hûd
12.Yûsuf
13.Râd
14.İbrahim
15.Hicr
16.Nahl
17.İsrâ
18.Kehf
19.Meryem
20.Tâ-hâ
21.Enbiyâ
22.Hacc
23.Mü'minûn
24.Nûr
25.Furkân
26.Şuarâ
27.Neml
28.Kasas
29.Ankebût
30.Rûm
31.Lokman
32.Secde
33.Ahzâb
34.Sebe
35.Fâtır
36.Yâsîn
37.Sâffat
38.Sâd
39.Zümer
40.Mü'min
41.Fussilet
42.Şûrâ
43.Zuhruf
44.Duhân
45.Câsiye
46.Ahkaf
47.Muhammed
48.Fetih
49.Hucurat
50.Kaf
51.Zâriyât
52.Tûr
53.Necm
54.Kamer
55.Rahmân
56.Vâkıa
57.Hadîd
58.Mücâdele
59.Haşr
60.Mümtahine
61.Saff
62.Cum'a
63.Münâfikûn
64.Teğabûn
65.Talâk
66.Tahrîm
67.Mülk
68.Kalem
69.Hâkka
70.Meâric
71.Nûh
72.Cin
73.Müzzemmil
74.Müddessir
75.Kıyâmet
76.İnsân
77.Mürselât
78.Nebe
79.Nâziât
80.Abese
81.Tekvir
82.İnfitâr
83.Mutaffifîn
84.İnşikak
85.Burûc
86.Târık
87.A'lâ
88.Ğâşiye
89.Fecr
90.Beled
91.Şems
92.Leyl
93.Duhâ
94.İnşirâh
95.Tîn
96.Alak
97.Kadir
98.Beyyine
99.Zilzâl
100.Adiyât
101.Kâri
102.Tekâsür
103.Asr
104.Hümeze
105.Fil
106.Kureyş
107.Mâun
108.Kevser
109.Kâfirûn
110.Nasr
111.Leheb
112.İhlâs
113.Felak
114.Nâs

14 Temmuz 2009 Salı

Belki ? Artik yeter? diyorsun

Belki ? Artik yeter? diyorsun
Belki de kendinden geçmissindir
Belki de ağliyorsundur.
Beklide bütün musibetlerin sonunda eline bir sey gecip geçmeyeceğini düsünmektesin
Duy ! Rabbin sana söylüyor
Sabredenlere, felaketler karsi dislerin, sikip göğüs gerenlere, mükafatlari hesapsiz ödenecektir!?
Belki de onca insanin içinde neden senin seçildiğini soruyorsun
Oysa Rabbinin seçtikleri kiymetlilerdir?
Içinizden mücahitlerle sabredenleri ortaya çikarincaya kadar elbette sizi deneyeceğiz!?
Hayat bir imtihan değimli.?
Her soru ebedi hayatinda yer olan bir tuğla
Nefes alip verdiğin her an yeni bir soruya gebe?
Onlar olmasaydi sonsuzluk yurdunda sana ait hiç birsey olmayacakti?.
Derdin yoksa üzül asil
Dertliysen bil ki?.
O seni seviyor?.
Bak! Sevdiğin ne diyor?

ALLAH(cc), hayrini dilediği kisiyi sikintiya sokar.?
Belki sen Ashab-i Uhdud kadar aci çekmedin?
Hani krallari onlari iman ettikleri için
Ates dolu hendeklere attirmisti ya?..
Belki sen Ebu Zer(r.a) kadar aci çekmedin?.
Amcasi inandiği için onu hasira sarip
Yakmisti ya?
Belki sen Vahsi kadar aci çekmedin
Sevgilisi ona
Bana görünme!? demisti ya?
belki sen Yakup(a.s) kadar aci çekmedin?.
Yusuf?u (a.s.) elinden alinmisti ya?
Belki sen Hatice (r.anha) kadar aci çekmedin?.
Muhammed(sas) yurdundan kovulmustu ya?
UNUTMA?.
Rabbin kimseye
Dayanabileceğinden fazlasini yüklemez
Belki kalbindir aciyan,
Belki bedenin,
Belkide ruhundur kivranan,
Belkide yokluktur seni saran
Belkide bin bir türlü muamma,
Her ne durumda olursan ol
Diline yakisir bu dua
LA ILAHE ILLA ENTE SUBHANEKE INNI KÜNTÜ MINEZZALIMIN?
Senden baska ilah yoktur!
Sen bütün noksanliklarindan münezzehsin
süphesiz ben nefsine zulmedenlerden oldum…

Veda hutbesi

(9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma)
Peygamberimiz Hz. Muhammet (s.a.s.) Vedâ haccında, 9 Zilhicce Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi'nin ortasında 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitabetti.

Bismillahirrahmanirrahim
"Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah'dan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi, ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür. "

Ey Nâs!

Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedî olarak bir daha berâber olamayacağım.

İnsanlar!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay, bu şehriniz Mekke nasıl kutsal bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, nâmus ve şerefiniz de öylece mukaddestir; her türlü tecâvüzden masûndur.

Ashâbım!

Yarın rabbınıza kavuşacaksınız. Bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız. Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsinler. Olabilir ki, bildirilen kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlayarak hıfzetmiş olur.

Ashâbım!

Kimin yanında bir emânet varsa, onu sâhibine versin . Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Fakat aldığınız borcun aslını ödemek gerekir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle bundan böyle fâizcilik yasaktır. Câhiliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdülmuttalib'in oğlu amcam Abbas'ın fâiz alacağıdır.

Ashâbım!

Câhiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası, Abdülmüttalib'in torunu (amcalarımdan Hâris'in oğlu) Rabîanın kan davasıdır.

Ey Nâs!

Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu konuda Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah'ın emâneti olarak aldınız. Onların nâmus ve ismetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki haklarınız, âile nâmusu ve şerefinizi kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer onlar sizden izinsiz râzı olmadığınız kimseleri âile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz. Kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise, örfe göre her türlü (meşru ihtiyaçlarını), yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

Mü'minler!

Size iki emânet bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. Bu emânetler, Allah'ın kitabı Kur'ân ve O'nun Peygamberinin sünnetidir.

Ey Nâs!

Devâmlı dönmekte olan zaman, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü duruma dönmüştür. Bir yıl, l2 aydır. bunlardan 4'ü Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep hürmetli aylardır.

Ashâbım!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden nüfûz ve saltanatını kurma gücünü ebedî olarak kaybetmiştir. Fakat size yasakladığım bu şeyler dışında, küçük gördüğünüz şeylerde ona uyarsanız, bu da onu sevindirir. ona cesâret verir. Dininizi korumak için bunlardan da uzak kalınız.

Mü'minler!

Sözümü iyi dinleyin, iyi belleyin. Rabbınız birdir, babanız birdir. Hepiniz Âdem'densiniz, Âdem de topraktan yaratılmıştır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde soy sop üstünlüğü yoktur. Allah katında üstünlük, ancak takvâ iledir. Müslüman müslümanın kardeşidir. Böylece bütün müslümanlar kardeştir. Gönül hoşluğu ile kendisi vermedikçe, başkasının hakkına el uzatmak helâl değildir. Ashabım! Nefsinize de zulmetmeyin. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır. Bu nasihatlarımı burada bulunanlar, bulunmayanlara tebliğ etsinler.

Ey Nâs!

Cenâb-ı Hak Kur'an da her hak sahibine hakkını vermiştir. Mirâsçı için ayrıca vasiyyet etmeye gerek yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa, ona âittir. Zina eden için ise mahrûmiyet vardır. Babasından başkasına soy (neseb) iddiâsına kalkışan soysuz, yahut efendisinden başkasına intisâba yeltenen nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lânetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın. Cenâb-ı Hak böylesi insanların ne tevbelerini ne de adâlet ve şâhitliklerini kabûl eder.

Ashabım!

Allah'tan korkun, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, malınızın zekatını verin, âmirlerinize itaat edin. Böylece Rabbınızın Cennetine girersiniz.

Ey Nâs!

Yarın beni sizden soracaklar, ne dersiniz? Ashâbı kiram:

Allah'ın dinini teblîg ettin, vazîfeni hakkıyla yaptın, bize nasihat ve vasiyette bulundun, diye şehadet ederiz, dediler.

Rasûlüllah (s.a.s.) mübarek şehâdet parmağını göğe doğru kaldırdı, cemâat üzerine çevirip indirdikten sonra üç defa:

Şâhid ol Yâ Rab!

Şâhid ol Yâ Rab!

Şâhid ol Yâ Rab!

buyurdu.

veda hutbesi vektörel

arkadaşlar önümüzdeki aylarda imsakiye tasarımları başlayacak şimdiden sizlere veda hutbesini veriyorum.

rar dosyasında ai - convertli ve convertsiz corel dosyası halinde mevcut
Herhangi bir amacım yok ALLAH rızası için paylaşıyorum...


Link:

http://rapidshare.com/files/254494230/veda_hutbesi.rar

Abdest alırken okunacak dualar

Namaz kılabilmek için, Kur'an'ı tutabilmek v.s. bazı ibadetleri yapabilmek için abdest almak lazımdır. Abdest alırken okunacak dualar vardır ki bunlar salih atalarımızdan bize kadar nakledilmiştir. Bunların okunması güzel (müstehab) görülmüştür.


--------------------------------------------------------------------------------
1) Abdeste başlarken eûzu besmeleden sonra:
"Elhamdu lillahillezî ce'ale'l-mâ'e tahûran ve ce'ale'l-islâme nûra!"
(Suyu temiz, islamı nur kılan Allah'a hamdolsun)

2) Ağıza su verirken:
"Allahumme eskınî min havdı nebiyyike ke'sen lâ azma'u ba'dehû ebedâ"
(Allah'ım, bana peygamberinin havuzundan öyle bir kadeh içir ki, ondan sonra bir daha susamıyayım)


3) Burnuna su verirken:
"Allahumme lâ tuharrimnî râyihate na'imike ve cinânike"
(Allah'ım, bana ni'metinin ve cennetlerinin kokusunu haram kılma)

4) Yüzünü yıkarken:
"Allahumme beyyid vechî bi-nûrike yevme tebyeddu vucûhun ve tesveddu vucûh"
(Allah'ım, bazı yüzlerin beyazlanacağı, bazı yüzlerin kararacağı günde yüzümü ağart)

5) Sağ kolu yıkarken:
"Allahumme a'tınî kitabî bi yemînî ve hâsibnî hisâben yesîrâ"
(Allahım kitabımı sağ tarafımdan ver ve hesabımı kolaylaştır)

6) Sol kolu yıkarken:
"Allahumme lâ tu"tınî kitâbî bi-şimâlî velâ min-verâ'i zahrî velâ tuhâsibnî hisâben şedîdâ"
(Allah'ım, kitabımı sol tarafımdan ve arkamdan verme, beni zor bir hesaba çekme)

7) Başı meshederken:
"Allahumme ğaşşinî bi-rahmetike ve enzil aleyye min berakatik"
(Allah'ım, başımı rahmetinle ört, üzerime bereketlerini indir)

8 Kulakları mesederken:
"Allâhumme'c'alnî minellezîne yestemi'ûne'l-kavle fe-yettebiûne ahseneh"
(Allah'ım, beni, sözü işitip sözün en güzeline uyanlardan eyle)

9) Boynu meshederken:
"Allâhumme a'tik rakabetî mine'n-nâri vehfeznî mine's-selâsili ve'l-ağlâl"
(Allah'ım boynumu cehennemden âzâd eyle ve beni zincirlerden, bağlardan koru)


10) Sağ ayağı yıkarken:
"Allâhumme sebbit kademeyye alas-sırâtı yevme tezillu fîhi'l-akdâm"
(Allah'ım ayakların kayacağı günde ayaklarımı Sırat üstünde sağlam tut)

11) Sol ayağı yıkarken:
"Allâhumme'c'al-lî sa'yen meşkûran ve zenben mağfûran ve ticâraten len tebûra"
(Allah'ım, bana beğenilecek bir çalışma ver, günahımı affedip makbul amel ve kârlı bir ticaret ihsan eyle)

12) Oruçlu değilse abdest aldığı sudan biraz içip, kıbleye karşı durup kelime-i şehadet getirmeli:

"Eşhedu en lâilahe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasûlüh"
(Ben şehadet ederimk ki, Allah'tan başka ilah yoktur. Yine şehadet ederimki, Muhammed (a.s.), O'nun kulu ve Rasûlüdür)

13) Ve şu duayı okumalıdır

"Allâhumme'şfinî bi-şifâike ve dâvini bi devâike va'sımnî mine'l-velehi ve'l-emrâdı ve'l-evca'"
(Allah'ım, bana şifanla şifa ver, devanla deva ver. Beni âfetlerden, hastalıklardan ve acılardan koru)

14) Abdestten sonra bir veya üç kez Kadr Sûresini okumak ta abdestin âdâbındandır
"İnnâ enzelnâhu fî-leyleti'l-kadri. Vemâ edrâke mâ leyletu'l-kadri. Leyletu'l-kadri hayrun min-elfi şehr. Tenezzelu'l-melâiketu ve'r-rûhu fîhâ bi izni rabbihim min-kulli emr. Selâmun hiye hattâ metle'ıl-fecr"
(Biz O (Kur'an)'nu Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve ruh, o gece her türlü işle iner. O gece tan yeri ağarıncaya kadar bir esenliktir.)